Ah Efendim Ah keşke bilselerdi..


21/9/2007 · Kategori: HZ-MUHAMMED

EFENDiM...

ÇOK ŞEY SÖYLENDi GÜL’E DAiR....

HiÇBiRi SENi ANLATMAYA YETMEDi...

ZATEN YETEMEZDi...

ÖYLE ÖĞRENMiŞTiM BEN....

SEN ŞEFKATLiYDiN.....

ŞEFKATi EMRETMiŞTiN....

AMA GÖREMEDiM iNSANLARDAN

ONLAR MI YANLIŞ TANIYORLARDI SENi......

YOKSA BEN Mi?

BiLEMEDiM...

YOKSA ŞEFKAT BU MUYDU?

AĞLAYAN ÇOCUKLAR .....

AĞLAYAN ANNELER.....

AYRILIK,HÜZÜN VE ....

KAN AĞLAYAN YÜREKLER....

AMA SEN iNCiTMEZDiN KiMSEYi....

CEMAATE NAMAZ KILDIRIRKEN BiR ÇOCUK AĞLAMIŞTI....

VE SEN HIZLICA KILDIRMIŞTIN NAMAZI....

‘ANNESi BURADAYSA AKLI ÇOCUĞUNDA KALMASIN’ DEMiŞTiN....

AAH EFENDiM!

BUGÜN NEREDE SENiN ŞEFKATiN

NEREDE MERHAMETiN....

BUGÜN iNSANLAR ÖLDÜRÜLÜYOR ACIMASIZCA....

NEDEN HAYAT BU KADAR DEĞERSiZ?

BiLEMEDiM Ki EFENDiM....

BEN BU DÜĞÜMÜ ÇÖZEMEDiM...

ÇOCUKLARI ÇOK SEVERMiŞSiN....

KUŞU ÖLEN YAHUDi BiR ÇOCUĞA ‘BAŞIN SAĞOLSUN’ DEMEK iÇiN EViNE GiDECEK KADAR MERHAMETLiYMiŞSiN....

BEN BÖYLE ÖĞRENDiM AMA...

NE BiLEYiM....

BAŞKALARI BiLMiYOR SENi....

AH EFENDiM AHH...

KEŞKE BiLSELERDi.....

BELKi O ZAMAN YUMUŞARDI BU KATI KALPLER...

VE BELKi ONLARDA iNSANLARI SEVERDi SENiN GiBi....

O ZAMAN OTOMOBiLLERiNE ÇOCUKLARINDAN BiLE FAZLA ÖNEM GÖSTERENLER OLMAZDI BELKi

KEŞKE SEVSELERDi EFENDiM....

SENiN ÜMMETiNi SEVDiĞiN GiBi...

SEN O KADAR SEVERDiN Ki ÜMMETiNi

TAiF’TE TAŞLAR ATILIRKEN O MÜBAREK VÜCUDUNA

PEYGAMBER KANI YERE DÜŞER DE HELAK OLURLAR DiYE

AYAĞINDAN AKAN KANLARI SiLMiŞTiN EY NEBi...

VE ALLAH CiBRiL’i( AS) YOLLAMIŞTI SANA

iSTERSEN ALLAH HELAK EDECEK ONLARI !’ DEMiŞTi DE

‘iLERDE BiR TANESi BiLE MÜSLÜMAN OLACAKSA iSTEMEM ‘ DEMiŞTiN

YA RASULALLAH ! NE KADAR DA MERHAMETLiYDiN....

ÖYLE GÜLERYÜZLÜYDÜN Ki...

BUNALMIŞ RUHLAR SANA BAKINCA HUZUR BULURDU YA RASULALLAH...

O DA BiR ŞEY Mi?

ALEMLER HUZUR BULURDU SENiN TEBESSÜMÜNLE ....

CÖMERTLiĞi SENiNLE ÖĞRENDiM BEN...

ÇOK SEVDiĞiN BiR CÜBBE DiKiLMiŞTi SANA...

VE BiR GÜN ASHABINDAN BiRi ONU SENDEN iSTEMiŞTi....

ÇIKARIP VERMiŞ VE SEN YiNE ESKi CÜBBENi GiYMiŞTiN....

ASHABIN CÖMERTLiĞi SENDEN ÖĞRENMiŞTi....

DÜNYAYA MEYiLLi DEĞiLDi ONLAR....

NE VARSA ELLERiNDE ALLAH(cc.) iÇiN VERiRLERDi...

BEDENLER DÜNYADAYDI BELKi AMA....

iSTEDiKLERi AHiRETTi....

BiR GÜN HZ. ÖMER YANINA GELMiŞTi

ÜZERiNDE UYUDUĞUN HASIRIN iZLERi VARDI O MÜBAREK VÜCUDUNDA...

HZ. ÖMER AĞLAYARAK,

‘SULTANLAR KUŞ TÜYÜ YATAKLARDA YATIYOR OYSA SENiN VÜCUDUNDA YATTIĞIN HASIRIN iZLERi ÇIKMIŞ ‘ DEYiNCE

‘iSTEMEZ MiSiN YA ÖMER?’ DEMiŞTiN....

‘DÜNYA ONLARIN AHiRETSE BiZiM OLSUN’

iŞTE SEN BU DENLi VAZGEÇMiŞTiN DÜNYADAN....

VE ASHABIN O DENLi VAZGEÇMiŞTi....

UHUD’DA YARALI ASKERLERDEN BiRi ‘SU’ DiYE iNLEYiNCE BiRi HEMEN KOŞARAK SU GÖTÜRMÜŞTÜ ONA....

TAM SUYU DUDAKLARINA DEĞDiRECEKKEN BAŞKA BiRiNiN SU DiYE iNLEDiĞiNi DUYMUŞTU...

VE iÇMEMiŞTi SUYU....’ONA VER ‘ DEMiŞTi...

BU SEFER DiĞER YARALIYA GÖTÜRMÜŞTÜ SUYU....

TAM iÇECEKKEN O DA BiR BAŞKASININ iNLEDiĞiNi DUYDU....

iÇMEDi....

’SUYU ONA VER’

ÜÇÜ DE BiR DAMLA SU iÇEMEDEN ŞEHiT OLMUŞLARDI....

ONLAR.....

ÜÇ ŞANLI SAHABEYDiLER...

VE KARDEŞTiLER....

HAYIR HAYIR...

KARDEŞTEN DE ÖTEYDiLER....

YA BUGÜN?

UTANIYORUM EY SEVGiLi....

ARZ ETMEYE ŞU ZAVALLI HALiMiZi....

KARDEŞ MiYiZ ŞiMDi BiZ?

KiM?

BiZ Mi...?

DÜNYANIN BiR YERLERiNDE HER GÜN ZEVKÜ SEFA...

VE HER GÜN EĞLENCE....

iKRAMLAR DiZ BOYU....

HER NiMET ÖNÜNDE....

DOLAPLAR KIYAFET DOLU....

iSTEDiĞiMi ALACAĞIM....

ÜÇ KEZ GiYECEK OLSAM BiLE...

VE YiNE AYNI GALAKSiDEKi AYNI DÜNYANIN ÜZERiNDE BAMBAŞKA BiR YERLERDE....

iNSANLAR GÜLEMiYOR BiLE....

KARNI AÇSA....

EĞER ÖLESiYE AÇSA....

AYLARDIR PEK BiR ŞEY GiRMEMiŞSE MiDESiNE...

TEBESSÜM NASIL YERLEŞSiN O GÜZEL GÖZLERE....

EFENDiM!

SORARSAN VERECEK CEVABIMIZ YOK!!!

KARDEŞ MiSiNiZ SiZ?’

KiM?

BiZ Mi?

BiR GÜN UHUD ŞEHiTLERiNi ZiYARET ETTiĞiNDE ‘KARDEŞLERiME SELAM OLSUN’ DEMiŞTiN

ASHABIN ’KARDEŞLERiN BiZ DEĞiL MiYiZ YA RESULALLAH ?’ DiYE SORMUŞTU.

‘HAYIR’ DEMiŞTiN....

‘SiZ BENiM ARKADAŞLARIMSINIZ’

‘AHiR ZAMANDA, iMANI KORUMANIN ELDE KOR TUTMAK GiBi ZOR OLDUĞU O ZAMANDA

ÖYLE BiR ÜMMET GELECEK Ki

BENi GÖRMEDiKLERi HALDE BENi SEViP BANA iMAN EDECEKLER.

iŞTE ONLAR BENiM KARDEŞLERiMDiR.’

RABBiM! AFFET BiZi! NE OLUR AFFET!

BiZE GERÇEKTEN HABiBi’NE KARDEŞ OLMAYI NASiP ET

Yorum (yok) Yorum yaz!

PEYGAMBERİMİZİN 24 SAATİ


21/9/2007 · Kategori: HZ-MUHAMMED

Tavır ve konuşması
Hz. Peygamber (sav)’in konuşması son derece tatlı ve gönül okşayıcıidi. Tane tane konuşur, her cümlesi, dinleyenler tarafından iyiceanlaşılması için ayrı ayrı olurdu. Kahkaha ile gülmez, tebessüm halindebulunurdu. O, insanların en halîmi, en yumuşak huylusuydu.


Hz. Peygamber (sav) şahsına yapılan, nefsine karşı işlenenhataları, yumuşaklıkla karşılardı; Allah’a ve imana yapılan, bir hücumolunca asla susmaz, gereken cevabı verirdi.


Hz. Peygamber (sav) insanların kusurlarını görmez, bazen görmezdengelir, çok zaman gözünü çevirir, kusurunu görse de yüzüne vurmaz, okişiyle arasındaki saygı ve sevgi perdesini yırtmazdı.



Tevazunun böylesi

Hz. Peygamber (sav)’in tevazusu, bilhassa insanlarla olanmünasebetlerinde daha açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Meclisinde kimolursa olsun, konuşan kimseyi, sabırla dinler, haktan uzaklaşmadığımüddetçe sözünü kesmezdi.

Bir gün adamın biri, Hz. Peygamber (sav)’i görmeye geldi. FakatPeygamberliğin haşmetinden o kadar etkilendi ki, titremeye başladı.Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Korkma! Ben hükümdar değilim. Kuruet pişirerek karnını doyuran, Kureyşli bir kadının oğluyum." buyurdu.(Hakim)



Çok cömertti

Hz. Peygamber (sav) kendi yakınlarına ve sahabelerine devamlı hoşgörülüolduğu gibi, düşmanlarını da, özellikle onlar güçsüz bulundukları veteslim oldukları zaman bağışlamış, suçlarını affetmiş, sonunda da pekçoğunun iman etmesine vesile olmuştur.

Peygamberimizden bir şey istenildi mi, asla "Yok!" demezdi. O, insanların en cömerdi idi…

Nitekim İbn-i Abbas şöyle demiştir:
"Hz. Peygamber (sav) insanların, en cömerdi idi. Özellikle Ramazan aylarında daha fazla cömert olurdu." (Buhari)



Duha Namazı
İnsanlarla sohbet etmesi, onların dertlerini dinlemesi genellikle, kuşluk vaktinin girmesine kadar sürerdi.
Kuşluk vakti gelince Hz. Peygamber (sav) bazen dört, bazen da sekizrekat olmak üzere Duha namazı kılardı. Bu namazın fazileti hakkındaşöyle buyurmuştur:
"

Cennette, ‘duha kapısı’ denilen bir kapı vardır. Kıyamet günü birmünadi şöyle seslenir: ‘Ey Duha namazı kılanlar nerdesiniz? İştegireceğiniz kapı burasıdır, Allah-u Teâla’nın rahmetiyle buradan içerigiriniz." (Taberani)
Hz. Peygamber (sav) Duha namazını kıldıktan sonra evine gelir, evişleriyle meşgul olur, elbise ve ayakkabıları tamir eder, hayvanlarınısağardı. (Ahmed bin Hanbel)


Uyuması

Hz. Peygamber (sav) devamlı abdestli olduğu gibi, uykuya çekilirken deabdestsiz yatmazdı. Nitekim İbn-i Ömer’den rivayetle şöyle buyurmuştur:"Bir kimse abdestli olarak yatarsa, geceyi bir rahmet meleği ilegeçirir. O kişi uyanır uyanmaz melek; ‘Allah’ım! Falan kulunu bağışla,çünkü o geceyi abdestli geçirdi, diye dua eder." (İbn Hibban)
Bera bin Azib ‘den (ra) rivayetle Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"Yatağına girdiğin zaman, namaz için olduğu gibi abdest al, sonrasağ tarafına uzan ve şöyle de: ‘Allah’ım, kendimi sana teslim ettim.Yüzümü sana döndürdüm. İşimi sana teslim ettim. Sırtımı sana dayadım,seni saydığım için. Sen’den başka sığınacak yer yoktur. İndirdiğinkitabına ve gönderdiğin peygamberlerine iman ettim.’ Bunu der de o geceölürsen, müslüman olarak ölürsün. Son sözün bunlar olsun." (Buharı,Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

Hz. işe (r.a.) validemiz şöyle anlatmıştır: "Hz. Peygamber (sav)yatağına girdiği zaman, ‘muavvizeteyn’i (Felak ve Nas Sureleri) ve Kulhüvallahu ahad’ı (İhlas Suresi) okur ellerine üfleyip, ellerini yüzüneve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zamanaynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi. " (Buharı, Müslim, İmam Malik,Tirmizi)


Yatma Şekli


Yatsı namazının ilk vakti girer girmez namazı kılar, sonra buduaları okur ve istirahata çekilerek, daima sağ tarafına yatar ve sağelini yanağının altına koyarak uyurdu.
Gece yarısı veya üçte biri geçtikten sonra uyanır, misvağı daimabaşucunda durur, kalkınca önce dişini misvaklar, sonra abdest alır veibadetle meşgul olurdu. (Tirmizi)

Gece İbadeti

Hz. Aişe (r.a.) validemiz şöyle anlatmıştır: "Resulullah (sav)geceleri ayakları yarılıncaya kadar ayakta durur, ibadet ederdi. Ona:"Senin geçmiş ve gelecek günahların bağışlandığı halde bunu niçinyapıyorsun?" dedim. Bana: "Ben de şükreden bir kul olmayayım mı?"buyurdu. (Buharı, Müslim)


Teheccüd namazı

Hz. Peygamber (sav)’e vacip olduğu için hiç terk etmemiştir. Bu ibadetve zikirleri yaparken ümmetine de yapmalarını tavsiye etmiştir.
Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Sizden biriuyurken, şeytan kafasına üç düğüm atar. Her düğümün üzerine; ‘uzun birgeceye sahipsin uyu!’ diyerek elini vurur. O kişi uyanıp da Allah-uZülcelal’i zikrederse bir düğüm, abdest alırsa bir düğüm, namaz dakılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşeli ve hareketli olur.Aksi halde neşesiz ve tembel olur." (İmam Malik, Buharı, Müslim, EbuDavud, Nesai)
Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur; "Gece bir saatvardır ki, bu saatte Allah’dan dünya ve ahiret işiyle ilgili bir hayıristeyen müslüman kul ona rastlarsa, mutlaka istediği kendisine verilir.Bu, her gece olur." (Müslim)



Hz. Peygamber (sav) teheccüd namazını kıldıktan sonra sabah namazıiçin hazırlık yapardı, sabah namazının sünnetini odasında kılar vecemâatle farzı edâ etmek üzere mescide giderdi.
Evet, Hz. Peygamber (sav) yirmi dört saatini genelde işte bu şekilde değerlendirirlerdi.



Tövbeye önem verirdi

Gün içerisinde günde yüz sefer tövbe eder ve ümmetine de tövbeetmesini emrederdi. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Eyinsanlar! Allah’a karşı tövbe ediniz. Ben günde yüz sefer tövbeederim." (Müslim)

Hz. Peygamber (sav) beş vakit farz namazın ardından yapılantesbihatlara da çok önem verirdi. Ayrıca günlük okumuş olduğu dualarvardır. Yemekten sonra, eve girerken ve çıkarken, tuvalete girerken veçıkarken gibi…

Hz. Peygamber (sav) günlük okumuş olduğu duaları okumak, sünnetine uymak, O’nun yolunu izlemektir.
Kim Hz. Peygamber (sav)’e uyarsa, Allah-u Zülcelal o kulunu sever ve dostluğunu ona nasip eder


Bir klarnet taksimidir hayat, nefesinin yettiği yere kadardır… Göreceğin, tadacağın, çilesini çekeceğin her şey işte bu ilk ve son nefes

Yorum (yok) Yorum yaz!