Duru bir suya baktığımda
eğer tertemiz yüreğin
yansıyorsa gözlerime,
BEN SENİ SEVİYORUM.
Aramadığın sormadığın
zamanlarda, eğer yüreğimde
inceden bir sızı duyuyorsam
SENİ ÖZLÜYORUM.
Her şarkıda, her şiirde
ve okuduğum kitabın tüm
satırlarında seni yaşıyorsam
SENİ ÖNEMSİYORUM.
Ve uğrunda vazgeçebileceğim
mutluluğumken, düşünmeden
feda edebiliyorsam
SEN BENİM İÇİN ÖZELSİN...
__________________________________
Yürek Sızıntısı
her kafadan bir ses cıktığında
ve duymamaya başladığımda sesleri
hep birşeylerden kaçtığımı sanırdım
kendimi kendime anlatmaya çalışır
bir portre boyardım içimde
ben o resimdeki yüzü tanımazdım
kapattığımda gözlerimi, daldığımda düşüncelere
kimbilir kaçkez kopmuştur film orta yerinden
beyaz bir perde önünde öylece kalakalırdım
bazen boş caddelere atardım kendimi
karşıdan vururdu ayaz, dudaklarım donardı
her attığım adımda kendimden arınırdım
iç savaşlarım olmuştur ruhumun derinliklerinde
özümde yaralanmalar, ölüm vermiştir fikirlerim
yanar, kanar, içimde kaybolmuş birşeyler arardım
yeniden tanırdım her defasında kendimi
benden başka birde ben olduğuma
her sızlayışında yüreğim, kendime şaşardım
varoluşun gizemli köpüklü dalgalarında
açılıp ruhumun engin maviliklerine
kaderi tekneme yelken diye takardım
ulaşılamazdım bazen, kilit vururdum ruhuma
veya tutuklardım kendimi, zindanlarda çürütür
yada faili meçhul aşklar yaşardım...
_________________________________
Keşke Hic Olmasaydın
KEŞKE HİC OLMASAYDIN
Keşke hiç olmasaydın; başlamazdın, bitmezdin
İçimde tedâvisiz özlemler bırakarak…
Eğer gerçek sevseydin, böyle çekip gitmezdin
Ağlıyorum içime, resimlere bakarak…
Varlığınla işgalde, yokluğuna mahkumum…
Azadını bekleyen kuş gibi kafesinde.
Ne günse, ayrılıktan terhisi bekliyorum?
Sonsuza dek sevgili, haberin gelmese de.
Her başlangıç bir sonmuş; ya sevinç, ya üzüntü…
Kelepçeli feryâdım, prangalı gözyaşım!
Yüreğimde pişmanlık, ümidimde çöküntü…
Bitmez, beni yorsa da; yoksunlukla savaşım.
Alışmak mı? İmkansız, öyle zor ki alışmak…
Gündüz hülyalarımda, düşlerimdesin gece…
Emelim; ufuklarda her gün, her an buluşmak…
Sensizlik hep seninle, kilitlenmiş bilmece.
Bir hazan ürküntüsü, bir bahar sıcaklığı…
Kâlbime demirleyen vuslattan miras kalan.
Hayalimde aşkımın tertemiz berraklığı…
Özleminle tutuşan, yangınlara dayanan
Tekin Araz
_________________________________
Çok Geç
birgün gelsen de
çocukca koşarak
avucunda yıldızlarla
ve baksan yüzüme
o anki gibi
avucunu gözlerine taşıyarak
karşında ben olmayacağım
çünkü o zaman
sen yukarıdaki çocuk değildin
şimdi de ben
şu anki adam değilim.
Tayfun Tevfik Tarhan
__________________________
Ayrılık Hediyesi
Şimdi saat, sensizliğin ertesi...
Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın...
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu.
Bir ben kaldım tenhasında gecenin,
Avutulmamış bir ben...
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun.
Bu da benden sana
Ayrılığın hediyesi olsun...
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni...
Ekmek çalmadan doyurabilmek...
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara-sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi,
Bir-bir yargılayıp asıyorum...
Bu son olsun be... bu son olsun!
Bu da benim sana,
Ayrılırken mazeretim olsun!
Şimdi saat yokluğunun belası...
Sensiz gelen sabaha günaydın!
İşi-gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında sensizliğin
Hiç uyumamış bir ben...
Şimdi dişlerimi sıkıp
Dudaklarıma kanamayı öğrettim
Ki bu kızıl damlalar
Körpe yanağında bir veda busesi olsun.
Bu da benden sana
Heba edilmiş bir aşkın
Son nefesi olsun...
Kafamı duvara vurmadan,
Tanıyabilmek seni...
Beyninin içindekileri anlayabilmek...
Ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü,
Bütün saatleri öylece durdurabilmek için,
Çıldırasıya paraladım kendimi...
Lanet olsun!
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun be... ne olacaksa olsun!
Bu da benim sana,
Ayrılırken şikayetim olsun!
gözyaşım, utangaç boynunun
inciden kolyesi olsun.
Isterim, sen de ben gibi yan,
ömrüne hep ağla.
hep ağla, bu benden, son dua,
bu benden, ayrılık hediyesi olsun...
Yusuf Hayaloğlu
______________________
KARASEVDA...........................
Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.
Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür dönedolana
Ağladığım yer penceresi midir?
Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir
CAHİT SITKI TARANCI
___________________________
YASAK AŞK
Seni anlatmak isterdim ama olmadı
Kalem kağıt yetersiz kaldı,
Sana olan sevgim o kadar büyüktü ki;
Bunu kimse anlayamadı...
Yolların hepsi ayırıyordu bizi,
Seçme hakkın olsa ne olur,
Severken seni bu kadar
Ayırıyor bizi bütün yollar!!
O kadar sevdim ki seni
Ayrılmamak için, bırakma diye beni
Önümdeki yolları görmedim
Olduğum yerde sabit kaldım,
Asla gitmedim ileri..
İmkansız aşklar mı bu kadar büyük olur sevgili;
Ulaşılmaz olduğun için mi
Bu kadar sevdim seni..
__________________________________
ANNE
Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar beni güçlü biliyor
Onlar beni en zor günümde bile ayakta biliyor
Ben aslında geçirdiğim her günün akşamı evde ağlarken
Onlar benim içimin sızladığını, yüreğimin yandığını bilmiyor...
Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar beni kral biliyor
Onlar beni kızdım mı, dünyayı yakacak insan biliyor
Ben aslında onun gözlerine bakmaya bile kıyamazken,
Onlar benim bir erkek uğruna üzüleceğimi tahmin bile etmiyor...
Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar beni ağlamaz biliyor
Onlar beni... Üzüldüm mü bulunduğum şehri bulutlar kaplar biliyor
Ben aslında odama kapanıp sitem duygusuyla bir köşeye sinerken
Onlar beni hiçbir şeyin sarsacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyor
Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar bunu hiç bilmiyor
Onlar için ben en sağlam köprülerden daha sıkı bağlıydım hayata
Ben aslında ölümle yaşam arasında ki ince çizgide bir o yana bir bu yana giderken
Onlar hala benim için hayatın büyük bir kırıklığı olduğunu bilmiyor.
EMİNE GÜLEN
________________________________
TERKEDEN
Kimdi kimdi kalan
Giden mi suçludur her zaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman
Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu herşey
kendiliğinden
Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terkeden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten
Murathan Mungan ....
_____________________________
KORKUYORUM
Yağmuru seviyorum diyorsun,
Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
Rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte, bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
WİLİAM SHAKESPEARE
______________________________